Tehlikeli Oyunlar Kitap Konusu- İnceleme

Oğuz Atay'ın siyah beyaz fotoğrafı

Tehlikeli Oyunlar hakkında konuşmak ya da yazmak itiraf etmeliyim ki bir hayli zor. Ancak bloğumda en sevdiğim yazarın en sevdiğim kitabını anlatmasaydım büyük bir eksiklik hissedecektim. O nedenle bileklerimi sıvadım ve anlatmaya giriştim. Bir konuyu anlattığımda zihnim bir sonraki konuya geçmek için aceleci davrandı. Çünkü bu kitap hakkında anlatacak çok şey vardı ve benim her bir detayı anlatacak kadar vaktim yoktu. Zaten olsaydı da insanlar okumazdı. Kısa ve öz yazmalı ancak bir yandan da okuyucuların kafasındaki sorulara cevap vermeliydim. Yazmayı denedim. Umarım bu içerik yakın zamanda Tehlikeli Oyunları okuyacak olan kitapseverler için bir rehber niteliği taşır. Ya da Oğuz Atay’ı okumak noktasında korku taşıyan kişileri cesaretlendirir. Zira esas amacım buydu. Neyse, giriş yazısını çok fazla uzatmadan Tehlikeli Oyunlar kitap konusu ile başlayalım. Keyifli okumalar.

TEHLİKELİ OYUNLAR KİTAP KONUSU

Tehlikeli Oyunlar, bir Tutunamayanlar olmasa da anlatması zor kitaplardan biridir. Ancak biz yine de anlatmayı deneyelim. Ne çıkar? Anlatamasak da en azından kitabı ve Oğuz Atay’ı anmış oluruz.

Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar isimli kitabında bolca iğneleme ve çokça ironi ögesi kullanmıştır. Tehlikeli Oyunlar karakter isimlerinde bile bu ironileri görmek mümkündür. Örneğin Hikmet Benol’u ele alalım; romanın baş karakteri olan Hikmet Benol, ne hikmetlidir ne de benlik duygusunu inşa edip “ben” olmayı başarabilmiş bir insandır. Biraz da çocuksudur. Olaylar, durumlar ve düşünceler arasında akla hayale gelmeyecek bağlantılar kurar roman boyunca. Kendine, çevresine, mahallesine hatta tüm dünyaya yabancılaşmıştır. Dul kadın Nurhayat Hanım ve Emekli Albay Hüsamettin Tambay’ın olduğu üç katlı bir gecekondunun orta katına taşınmıştır.

Albay ise (Hani şu bir dönem albayım, albayım diye dolanan insanların ortaya çıkmasına yol açan albay) soyadına yakışır şekilde Tam- Bay olamamışır. Onu albay olması ve emekli olması dışında tasavvur edemezsiniz.”Tambay” değil “Albaydır” o. Ve roman boyunca flu bir haldedir. Öyle ki, Hikmet’in zihninden çıkmış gibi hissedersiniz.

Dul kadın Nurhayat Hanım ise adı üzerinde duldur. Baş belası olan oğlu ödevleri için sürekli Hikmet amcasını rahatsız eder ve kendisine yardımcı olmasını ister. Hiç de nurlu bir kadın değildir Nurhayat hanım. Çökmüştür, bitkindir.

TEHLİKELİ OYUNLAR ALT METİN

Böylece ana karakterler ekseninde Hristiyanlıktaki Oğul, Baba ve Kutsal Ruh üçlemesi; Hikmet Benol, Albay ve Dul kadın ile tamamlanmış oluyor. Tehlikeli Oyunlar’ın alt metninde bu iğnelemeleri görmek mümkün.

Hikmet, Albay nerede olursa olsun bir şekilde onunla konuşabiliyor. Kendisi de tıpkı İsa gibi, onu anlamayan insanlar için bir bedel ödüyor. Ruhsal ve oldukça sancılı bir bedel bu. İsa Kudüs’te çarmıha gerilerek ödüyor o bedeli, Hikmet ise gecekondusunda hayal dünyası ve zihniyle ödüyor. Kendi yükleri yetmezmiş gibi bir de dünyanın yükünü sırtlıyor.

Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.

OĞUZ ATAY

Hikmet, bu yükün üstesinden gelmek için oyunlar icat ediyor ve bu oyunlarda çocukça bir ısrarla Albay Hüsamettin’in kendisine eşlik etmesini istiyor. Ancak bir zaman sonra oyun ile gerçek arasındaki bağ kopuyor, Hikmet kendi oyunlarına inanmaya başlıyor.

TEHLİKELİ OYUNLAR NE ANLATIYOR?

Tehlikeli Oyunlar romanı, Hikmet Benol ismindeki bir adamın tutunamamasını ve oyunlar ile gerçekler arasında bocalamasını anlatıyor. Yeni boşanmış ve mutsuzluğu içine yuva yapmış Hikmet Benol, bir gün, üç katlı bir gecekondunun orta katına taşınıyor. İnsanlarla konuşsa da düşüncelerinden uzaklaşamıyor. Bir yandan da bölünmüş benliğiyle, düşüncelerinin dipsiz kuyusunda bocalıyor. İçine düştüğü sıkıntıdan oyunlar yazarak sıyrılmaya çalışıyor. Hatta yaşadığı hayatın da kendi yazdığı bir oyun olduğunu düşünüyor.

TEHLİKELİ OYUNLAR KİTAP KARAKTERLERİ

Oğuz Atay fotoğrafı ve Tehlikeli Oyunlar kitap kapağı
Tehlikeli Oyunlar

Hikmet, Albay ve Nurhayat’tan oluşan üçleme karakterlerini üst kısımda açıklamıştık. Şimdi de Hikmet Benol’un yabancılaşmasını derinleştiren ve onu bir aşk üçgenine sürükleyen Bilge ve Sevgi karakterlerini inceleyelim;

Sevgi, Hikmet Benol’un sevdiği kadındır. Sevgi de başlangıçta Hikmet’i sever ve birbirini seven insanın nihai sonucu olarak evlenirler. Ancak ayrı ayrı mutlu olmayan bu insanlar evliliklerinde de mutlu olamazlar. Hikmet, Sevgi’nin hoşuna gitmek için her şeyi yapar. Lakin onu bir türlü memnun edemez. Hikmet Benol, Sevgi’nin yanında bile sevgisiz kalmıştır. Ayrılırlar.

Bilge ise diğer karakterlerden de alışkın olduğumuz üzere, bilgi ve bilgelik ile uzaktan yakından alakası olmayan bir insandır. Her şeyi bildiğini sanar. Hikmet ile bir danışıklı dövüş içerisindedir. Onu dinlemez, sürekli susturur ve kendisi konuşur. Tahsillidir. Ancak okulların sanıldığının aksine bilgi yuvası olmadığının canlı bir kanıtıdır Bilge.

TEHLİKELİ OYUNLAR ZAMAN VE MEKAN

Tehlikeli Oyunlar romanında zaman ve mekan belirsizdir. Ancak bizler üç katlı bir gecekondunun içerisinde olup bitenleri okuruz. Gecekondu dediğime bakmayın; o gecekondu bile Hikmet Benol’un zihnidir aslında. Gerçeklikten uzaklaşmış, bağlamından kopartılmış, belli belirsiz bir mekandır.

TEHLİKELİ OYUNLAR NASIL BİR KİTAP?

Tehlikeli Oyunlar, kolayca okunamayan ve kolayca anlatılması mümkün olmayan bir kitaptır. Çünkü Bilinç Akışı Tekniği bu kitapta yoğun bir şekilde kullanılmıştır. Zaten Oğuz Atay’ın kendisi de yaşadığı süre boyunca anlaşılamayan bir insandır. Hatta Tehlikeli Oyunlar’da bu konudan yakınmış ve şu sözü yazmıştır;

Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.

Tehlikeli Oyunlar / Oğuz Atay

Karşımızda anlaşılamayan bir Oğuz Atay ve onu anlayamayan insanlar var. Bu nedenle Oğuz Atay, anlaşılamamanın acısını bu kitapta misliyle çıkarmıştır. Zaten Bilinç Akışı Tekniği de bir anlamda buna hizmet eder. Bilinç akışı, karakterlerin düşünme eylemini düzeltmeden, hiçbir değişikliğe uğratmadan yazma tekniğidir. Bir zaman sonra düşünceler iç içe geçtiği için bu türde kitapları okumak çok zordur.

  • James Joyce – Ulysses
  • Virginia Woolf – Deniz Feneri, Dalgalar ve Mrs. Dalloway
  • William Faulkner – Ses ve Öfke
  • Orhan Pamuk – Sessiz Ev
  • Yusuf Atılgan – Anayurt Oteli gibi kitaplar Bilinç Akışı Tekniğinin kullanıldığı kitaplara örnektir ve bu kitaplar tıpkı Tehlikeli Oyunlar gibi zor okunmaktadır. Bu tür kitaplarda hissetmeye odaklanmak ve karakterlerin ruh halini iyi bir şekilde anlamak gerekir. Aksi halde anlatım amacına tam olarak hizmet edemez.

TEHLİKELİ OYUNLAR – KİTAP ALINTILARI

  • İçimde bir boşluk var; perşembe sabahları, okula gitmek istemediğim sırada duyduğum korkuya benzeyen bir boşluk.
  • İşte bu ahşap evimde, bir gece için de olsa, seni barındırıyorum; bir işe yaradığımı hissediyorum. Son zamanlarda neye yaradığımı pek bilemiyorum da. Belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi.
  • Bir durumdan başka bir duruma nasıl geçtiğimi zaten bir türlü kavrayamam. Mesela, karanlıktan sonra birdenbire nasıl aydınlık olur, albayım? Siz hiç görebildiniz mi?
  • Bir yaşantıyı tam bitirmeli. Hiçbir iz kalmamalı ondan. Yeni yaşantılar için. Bunu önceden bilseydim, yaşantı milyoneri olmuştum. Ha-ha.
  • Seni görmek istiyordum kısacası. İnsan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir, avunabilir, hayal kurmağa devam edebilir. Sen anlamazsın tabii. Anlamak için insanın bazı eksik yönleri olmalı.
  • Bazı insanların, bazı şeylere hiç hakları yoktu: ne var ki, insanlar da en çok bu hiç hakları olmayan şeyleri yapıyorlardı.
  • Yazalım albayım. İşte kalem, işte ıstırap albayım. Benden başlayalım albayım. Önce ben konuşurum. Sonra, gene ben konuşurum. Soldan girerim albayım. Akşam olmaktadır albayım. Bütün güzel oyunlarda, heyecanı arttırmak için akşam olur albayım: Işıklar yavaş yavaş söner. Güneş demek istiyorum albayım. Parantez içine yazılır albayım ‘hava kararmaktadır’ diye.
  • Sevgili Bilge,
  • Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.

TEHLİKELİ OYUNLAR FİYAT, YAYINEVİ VE SAYFA SAYISI

Tehlikeli Oyunlar Fiyat: 54,00 TL İndirimli Fiyat: 35, 06 TL

Yayınevi: İletişim Yayıncılık – Oğuz Atay Bütün Eserleri Dizisi

Tehlikeli Oyunlar Sayfa Sayısı: 479

İlk Baskı Yılı: 1973 – Sinan Yayınları

Amazon Satış Linki (Reklam değildir. Kitap alışverişlerimi Amazon’dan yaptığım için öneriyorum): Oğuz Atay – Tehlikeli Oyunlar

Tehlikeli Oyunlar Kitap Konusu – İnceleme başlıklı yazımızın sonuna geliyoruz. Bundan sonra her hafta bir kitabın incelemesini yapmaya çalışacağım. Çünkü bir süredir iş yüküm çok fazlaydı ve Gezer Okur‘a gerektiği gibi zaman ayıramıyordum. Artık bu yük azalmaya başladı ve hem kendime hem de bloğuma daha fazla zaman ayırmanın vakti geldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. Kitaplarla kalın.

İnternet sitesi https://gezerokur.com
Yazı oluşturuldu 1

Tehlikeli Oyunlar Kitap Konusu- İnceleme” üzerine 2 görüş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön